Savunmasında somut bir eylemle suçlanmadığını söyleyen Şahin şöyle konuştu. “Yalnızca örgüt üyeliği ile suçlanmaktayım. Hakkımdaki iddiaların ne olduğunu iddianamede bulunan kişi kartından öğredim ve savunmamı bu yazılı suçlamalar üzerinden kuracağım. İddianame sözde örgütün faaliyetlerini takip etmek amacıyla meclis üyesi olarak yerleştirildiğim iddia edilmektedir. Belediye meclis üyeliğinin bir yerleştirme, görevlendirme ve veya atama değil; seçimle gelinen bir makam olduğunu biliyorsunuz. İdidaname, bu sözde örgütün temellerinin 2013-2014 yıllarında Beylikdüzü’nde atıldığını öne sürmektedir. Ben ise 2009 yılından beri belediye meclis üyesi olarak görev yapmaktayım. İddianamede sehven Bakırköy Belediyesi meclis üyesi olduğum yazılsa da ben 42 yıldır yaşadığım Büyükçekmece’de meclis üyeliği yapmaktayım.
‘2009’dan beri meclis üyesiyim bir yere yerleştirilmedim’
Siyasi geçmişime bakıldığında herhangi bir yere yerleştirilmediğim açıkca görülecektir. 2000 yılında başladığım siyasette, ilçe ve il yönetim kurulu üyeliği yaptım. 2009, 2014, 2019 ve 2024 yerel seçimlendi halkın iradesiyle 4 dönem meclis üyesi seçildim. Siyasetin her kademesinde emek verdim. Günlerdir duruşmayı takip ederken kıymetli hukukçulardan hayatın olağan akışı kavramının önemini öğrendim. Benim siyasi yolculuğumun meclis üyeliğine evrilen aşamalarının hayatın olağan akışına tam uyum sağladığı noktasında heyetinizin bir şüphesi olmayacağına inanıyorum. Örgüt üyeliği delili olarak sunulan encümen üyeliği ve CHP Grup Yönetim Kurulu üyeliği görevlerimde yeni değildir. Meclis gurubu içindeki kıdemim herkesten fazladır. Bu görevler bir görevlendirme veya atama değil, İBB Meclisi’ndeki tüm siyasi parti mensuplarının katıldığı seçimler veya arti grubu içerisindeki meclis üyelerinin kendi aralarında yaptıkları demokratik seçimlerle belirlenmektedir.
Büyükçekmece Başkan Vekili seçilmesinin arından iddianamede, ‘Sözde örgüt tarafından yeni bir görevlendirme’ olarak yer adığını belirten Şahin şöyle devam etti:
“42 yıldır yaşadığım ilçede son 20 yıldır yapılan 4 ayrı seçim döneminde listenin 1’nci sıralarından meclis üyesi seçiliyorum. Başka soruşturma kapsamında tutuklanan kişinin yerine belediye başkan vekili olarak seçildiğim Sayın Hasan Akgün ile 2000 yılından bugüne yani tam 25 koskoca yıldır birlikte siyaset yapıyorum. Yani kastettiğim şu ki bu gerçekliğin işlenerek sözde örgüt tarafından belediye bakanvekili olarak görevlendirildiğimin yazılması, bunun bir suçlamanın emaresine çevrilmesini kabul edemiyorum. Sizlerinde kabul etmeyeceğine inanıyorum, inanmak istiyorum. Ben çeyrek asırdar Büyükçekmece’de siyaset yapıyorum. Fatih Keleş’i siyaseten tanırım. Aramızda iddianamede tasvir edildiği gibi ast, üst, emir talimat ilişkisi olmaz, olamaz. Dolayısıyla ben bu yöndeki hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Nitekim ben iddianamede yer alan sözde örgüt şemasında dahi yokum fakat 11 aydır bu iddialarla tutukluyum. Üzgünüm. Üzerime atılan örgüt üyeliği suçlamasını kabul etmiyorum, suçlamaları reddediyorum. Öncelikle tahliyemi, ardındansa beraatimi talep ediyorum.
İmamoğlu’ndan Ahmet Şahin’e soru
Ahmet Şahin’in savunmasının ardından İmamoğlu Şahin’e, ‘Sizinle 20 yılı aşkın süredir tanışıklığımız var. Herhangi bir dönemde, herhangi bir saniyede ast-üst ilişkimiz, bir talimat, ilişimiz olmuş mudur?” diye sordu. Şahin ‘Kesinlikle hayır’ karşılğını verdi.
Şahin, İBB Spor Kulubü Başkanı Fatih Keleş’in “Meclis üyeliği haricinde sizinle başka bir itbatımız var mıdır?” sorusuna da “Yani meclis üyesiyken dahi sizinle çok az görüşürdük. Bizim sizinle en sık görüştüğümüz yer, şu aşağıda beklediğimiz nezarethanedir” dedi.
Merkez Siyaset