DOLAR 7,43281.07%
EURO 9,04830.96%
ALTIN 420,980,61%
BITCOIN 346103-4,63%
İstanbul

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Çalık: Şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye

Çalık: Şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye

ABONE OL
26 Kasım 2020 19:32
Çalık: Şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Toplumsal cinsiyet eşitliğine gösterdiği duyarlılıkla öne çıkan Beylikdüzü Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında düzenlenen panele ev sahipliği yaptı. Aşık Veysel Sahnesi’nde gerçekleşen ve moderatörlüğünü Asude Erhan’ın üstlendiği panelin açılış konuşmaları;  Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile Kadın ve Güç Derneği Kurucu Başkanı Fatma Duman tarafından yapıldı. Pandemi koşullarına uygun olarak düzenlenen programın panelistleri arasında ise Kadın Tarih Araştırmacısı Yazar Özlem Akşit, Sosyal Hizmetler Uzmanı Aile Danışmanı Yazar Kahraman Eroğlu, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Aşkın Yaşar Topuzoğlu ve İstanbul Gazeteciler Derneği Başkanı Mehmet Mert yer aldı. Televizyon programcısı ve yazar İnci Ertuğrul’un da katıldığı panelde İstanbul Sözleşmesi’nin önemi ve kadına yönelik şiddete karşı yapılması gereken konular ele alındı. Program sonunda Başkan Çalık tüm katılımcılara çiçek ve plaket takdiminde bulundu.

Duman: 2019 yılında 474 kadın partnerleri tarafından öldürüldü

Panelde yaptığı konuşmasında Covid 19 salgınından dolayı tüm dünyada kadınların evde kaldıklarından dolayı çok daha fazla şiddete maruz kaldıklarını belirten Fatma Duman, “ Her yıl 25 Kasım’ı değerlendirirken ve önemini vurgularken özellikle kadına şiddeti, kadını değerlendiriyoruz. Ama bugün 25 Kasım’ı çok daha anlamlı, çok daha vurgulamamamız gereken bir gün olarak değerlendirmemiz gerekir. Çünkü özellikle dünyada ve ülkemizde nüfusun yüzde 50’sini kadın oluşturduğunu düşünürken, yine dünyada ve ülkemizde üç kadından biri fiziksel ve psikolojik şiddete uğramakta, üç kadından biri ise erkekler tarafından öldürülmektedir. Ülkemizde özellikle 2019 yılında 474 kadın partnerleri tarafından öldürüldü. Ama bugün değerlendirme yaptığımız zaman maalesef Covid 19 salgınından dolayı tüm dünyada kadınlar evde kaldıklarından dolayı çok daha fazla şiddete maruz kalıyor.” diye konuştu.

Kadına yönelik şiddetin, kadınların temel hak ve özgürlüklerine yapılan bir ihlal olduğunun altını çizen Başkan Mehmet Murat Çalık, “Öncelikle belirtmek isterim ki, 2020 yılında hâlâ cinsiyet temelli ayrımcılığın ve şiddetin ciddi bir toplumsal sorun olarak önümüzde durması bana hicap veriyor. Bir kadına, sırf kadın olduğu için yönelen şiddet maalesef günümüzde, şiddetin en yaygın biçimlerinden biri olduğu gibi, aynı zamanda kadınların temel hak ve özgürlüklerinin ihlalidir. Dünyada kadınların yüzde 30’u, yani neredeyse her 3 kadından 1’i partnerleri tarafından fiziksel veya cinsel şiddet gördüklerini ifade etmekte. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine göre, eşinden en az bir kez fiziksel veya duygusal şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke, yüzde 38 ile Türkiye. Kadir Has Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ‘Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın 2020 sonuçlarında ise Türkiye genelinde kadınların toplum içinde yaşadığı en büyük sorun yüzde 66 ile şiddet oldu. Bu oran geçen yıl yüzde 60 idi. Görüyoruz ki, maalesef kadına şiddet her geçen gün daha da hızla artıyor.” şeklinde konuştu.

Çalık: Kadına şiddetle mücadelede kadının güçlendirilmesi prensibiyle hareket ediyoruz

İlçede yaşayan kadınların yaşam koşullarını iyileştirmek ve kadın dostu bir kent inşa etmek adına Beylikdüzü Belediyesi’nin çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini belirten Başkan Çalık, “Biz Beylikdüzü Belediyesi olarak ‘şiddete sıfır tolerans’ ilkesiyle ve kadına şiddetle mücadelede ‘kadının güçlendirilmesi’ prensibiyle hareket ediyoruz. 2018 yılında Kadın Dayanışma Merkezimizi kurduk. Burada kadınlara verdiğimiz eğitimler sonrasında onlara iş bularak çalışma hayatına katılmalarını da sağlıyoruz. Onlar çalışmaya başlayınca ilk 3 ay ücretsiz kreş hizmeti veriyoruz. Ayrıca, Beylikdüzü’nde ‘Her Mahalleye Bir Kreş’ diyerek çıktığımız yolda ilçemize yeni kreşler kazandırıyoruz. Böylece çocuklarını güvenle bizlere emanet eden kadınlar gözleri arkada kalmadan iş hayatlarını sürdürebiliyorlar.” ifadelerine yer verdi.

Çalık: Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz

Panelde yaptığı konuşmasında İstanbul Sözleşmesi’ne de değinen Başkan Çalık, “Geçtiğimiz aylarda İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik saldırıları ve iptal tartışmalarını endişeyle takip ettik. Oysa İstanbul Sözleşmesi kadınlar ve çocuklar için şiddetsiz bir hayatı güvence altına almakta. Ülkemizde kronikleşen kadına yönelik şiddet sorununun temelinde de İstanbul Sözleşmesi değil, bu sözleşmenin tam uygulanmaması yatıyor. Beylikdüzü Belediyesi olarak biz, İstanbul Sözleşmesi’ne ve kadınların kazanılmış haklarına sahip çıkmaya, kadına yönelik şiddetle mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu konudaki toplumsal dönüşüm süreci elbette kolay olmayacak. Zorlukları aşmak için omuz omuza verdiğimiz bu mücadeleyi sürdürmekten de asla vazgeçmeyeceğiz.” dedi.

Medya eril dilden kurtulmalı diyerek sözlerine başlayan Mehmet Mert konuşmasında özetle şunlara yer verdi:

Yapılan araştırmalar, şiddet ve saldırı görüntülerinin televizyonlarda, gazetelerde yayınlanmasının şiddeti artırdığını söylüyor. Bu görüntülerin şiddeti normalleştirdiği ve olağan bir durummuş gibi görülmesine sebep olduğu, şiddet işlenen sahnelerin görsel olarak yayınlanmasının özentiyi artırdığı söyleniyor. Bakın şimdi sizlere medyada sıklıkla yer alan bazı başlıklar okuyacağım: Hakkını aradı öldürüldü. Kocasına karşı geldi dayağı yedi. Boşanmaya kalktı öldürüldü. Dayakçı sevgilisinden yumruğu yedi, nakavt oldu. Ortalık kan gölüne döndü. 30 parçaya ayırdı. Bıçakla boğazını doğradı. Tarzında ifadeler hem gazetecilik etiğine uymamakda hem de olayın aktarılması sırasında ikinci bir sözel şiddet eylemini beraberinde getirmektedir. Evet olayı ver, haberi sun, ancak; denge unsurunun da gözetilmesi gerekiyor. Böyle bir olay oldu ancak dileriz tedbir alınır, bir daha yaşanmaz, mağduriyet giderilir, şiddet yanlısı kişi gerekli cezaya çarptırılır… Gibi ifadeler de eklenmeli.

Mağdurların hikâyelerinin aktarılması kadar failler üzerinden de gidilmesi gerekiyor. Bu dil ve sunumların değişmesi gerekiyor. Buna hepimizin inanması, okurundan, izleyicisinden, medya yöneticisinden patronuna herkesin uyması gerekiyor. Sonuçta o medya çalışanlarının da kız kardeşleri var, anneleri, kız çocukları, kadın arkadaşları var. Aynı şey o kişilerin yakınlarına da olsa acaba aynı dili kullanırlar mı? Bu empatiyi sık sık yapmak ve eril dilden kurtulmak gerekiyor… Haberde kullanılan görselden seçilen kelimeye, bir haberin detaylarının aktarılmasına kadar pek çok şeye dikkat edilmesi şart. Şiddete maruz kalmış bu şekilde hayatını kaybetmiş bir kadının görüntüsünü olduğu gibi paylaşırsanız, öncelikle kişilik haklarına zarar vermiş olursunuz. Kadının şiddet görmesi meşrudur gibi bir inancı dizilerde, filmlerde, kliplerde, hikayelerde, romanlarda işlendikçe ortaya bir rol model oluşuyor. Kadına mağduriyet, erkeğe güçlü, kudretli rolü biçiliyor. Kızınca dövmek, öfkelenince öldürmek haberleri verildikçe bu durum sıradanlaştırılıyor. Bir çok araştırmada da görüldüğü gibi medyanın kullandığı eril dil genelde kadına karşı şiddet haberlerini taraflı yansıtır. Çoğu şiddet haberinde kadın edilgen ve mağdur, erkek ise saldırgan, şiddete meyilli olarak temsil edilmektedir. Şiddet yanlısı ve cinsel içerikli yayınlar yasaklanmalı… Kadına yönelik şiddet bir kadın sorunu değil, bir erkeğin davranış sorunudur. Derinlerde yatan erkek egemenliğinin kaybedilmesi korkusunun yaşandığı bir durumun ortaya çıkardığı sorundur.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.