“Batı, kendi iç çelişkilerinin ağırlığı altında yön kaybı yaşamaktadır.Değer üretme kapasitesi zayıflamış, kriz yönetimi refleksleri aşınmıştır.
Buna karşılık, kadim devlet geleneğiyle Türkiye; tarihsel hafızası, kurumsal dirayeti ve krizlere karşı geliştirdiği adaptasyon gücüyle farklı bir konumda durmaktadır.Zorluklar karşısında savrulan değil, süreci yöneten bir devlet aklı ortaya koymuştur.Bugün dünya, yalnızca güç değil; adalet, denge ve merhamet arayışındadır.Bu noktada Anadolu’nun taşıdığı birikim, sadece bir coğrafyanın değil, daha geniş bir insanlık tasavvurunun ifadesidir.
Türkiye, bu yönüyle yalnızca kendi sınırları içinde değil; çevresinde ve ötesinde de istikrar üreten, koruyan ve dengeleyen bir aktör olma iddiasını sürdürmektedir.
Anadolu’nun merhameti, bir söylem değil; tarihsel süreklilik içinde şekillenmiş bir yaklaşımın adıdır.Ve bu yaklaşım, küresel ölçekte karşılık bulmaya devam edecektir.”
Merkez Siyaset