13 Temmuz 2024
  • İmamoğlu: Birlikte başaracağımız çok daha fazla iş var

  • Devlet kurumlarının kişisel anlamda bir sahiplerinin olmadığına vurgu yapan İmamoğlu, “Hep birlikte olabilmeyi ve hep birlikte başarabilmeyi ilke edinmeniz lazım. Memleketimizin de şehirlerimizin de ihtiyaç duyduğu mesele, tam da bu. Birlikte sahip olduğumuz şeylerde, birlikte marifetlerimizi gösterebilmeyi ve ortaya koyabilmeyi başarmak. Onun için her yerde, ‘Hep birlikte başardık ve İstanbul kazandı’ diyoruz. Tabii birlikte başaracağımız çok daha fazla iş var ve bunu yapabilecek gücümüz de var. İstanbul için birbirinden değerli hizmetlerimiz ve projelerimiz var. Daha iyilerini, sizlerle birlikte çalışacağız, geliştireceğiz ve insanlarımızla buluşturacağız. ‘Tam yol ileri’ diye bir sloganımızla, bu sene seçim dönemine bir yürüyüşümüz söz konusu. Burada özellikle hız kesmeden, ilk günden itibaren yaptığımız hizmet koşusunu daha ileriye taşımak sorumluluğuna ııı sahibiz. Göreve geldikten sonra bu anlamda yaptığımız o güçlü, hızlı koşuyu sizlerle büyütmek ve önümüzdeki yıllarda daha yukarılara taşımak istiyoruz” diye konuştu.

    “EĞİTİMCİLERİ, TOPLUMUN AYDINLANMASI NOKTASINDA ÖNEMLİ BİR MİSYONA SAHİP”

    Enstitü İstanbul İSMEK kurumunun bu anlamda öncü olacağı ve olması gerektiğine vurgu yapan İmamoğlu, “Başta şehrin kadınları olmak üzere, bütün insanlarımızın, kabiliyetleriyle para kazanan, iş sahibi olduğu bir kente dönüşmesi lazım. Zira hayatın zor koşulları dahilinde, özellikle bir ailede herkesin üretebiliyor olması, bu tür yaşamın en önemli kurallarından birisi. Bu bakımdan 2024 yılında Enstitü İstanbul İSMEK’e önemli bir bütçe ayırarak, bu alandaki gücümüzü daha da büyütmek ve artırmak hedefiyle yol yürüyoruz” ifadelerini kullandı. Eğitimcilerin, toplumun aydınlanması noktasında önemli bir misyona sahip olduğunun altını çizen İmamoğlu, “Ama ne yazık ki, bugün görüyoruz; öyle enteresan metotlarla, yani olmayan bir kaza anını ya da bozulmuş bir otobüs anını kayda almanın ya da Ekrem İmamoğlu’nun burada konuştuğu kelimeleri yapay zekayla çevirerek, bir yayın yaparak insanları aldatmanın tanıtıma katkı sunacağını düşünen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu, üzüntü verici” şeklinde konuştu.

    “KARALAMAK, KÖTÜLEMEK, AŞAĞILAMAK VEYA OLMAYAN ŞEYLERİ OLMUŞ GİBİ GÖSTERMEK…”

    “Bir yanıyla da karşımızdaki şu an mevcuda çıkmış olan anlayışın ya da yönetime gelmeye dönük adım atan anlayışın ortaya koyduğu metodun, sadece şu olduğunu görüyoruz” diyen İmamoğlu, şöyle konuştu:

    “Karalamak, kötülemek, aşağılamak veya olmayan şeyleri olmuş gibi göstermek. İnanın ne toplum kültürümüze uygun, ne insani düşüncelere ya da mantığa uygun, ne evrensel değerlere uygun, ne inancımıza uygun olmayan bu tür tutum ve tavırları ortaya koyan kişilere, insanlara, siyasi partilere, gruplara ya da bu işe aday insanlara, ben, ‘Allah akıl versin’ diyorum. Başka bir şey demek istemiyorum. Akla, bilime, tekniğe, eğitime ihtiyacı olanları da Enstitü İstanbul İSMEK’e davet ediyorum. Gelsinler burada eğitim alsınlar. Belki de etik kuralları anlatmak, iyi insan olmayı, iyi vatandaş olmayı, ahlaklı birey olabilmeyi de anlatmak ve öğretmek konusunda, özellikle bu tür girişimleri olan bir kısım siyasi gruplara kurs olarak açmamız gerekiyor. Toplumun buna büyük oranda ihtiyacı olmadığını biliyorum. Ama belli bir siyasi zümrenin yoğun bir ihtiyaç duyduğunu da gözlemleyebiliyorum. Belki bunu da yapmakta fayda var. Herkesi, hep derim, ‘Allah iftiradan korusun.’ Ve bu tür tutum ve davranışlara eğilim gösterenleri de eğer Yaradan’ın akıl verme gayretine karşılık vermiyorsa, ‘Allah ıslah etsin’ diyorum. Yapacak bir şey yok.”

     

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir