1 June 2026
  • “Türkiye Artık Bir Eksen Arayışında Değil, Kendi Eksenini İnşa Ediyor”

    Uluslararası ilişkiler uzmanı ve siyasetçi Esen Ermiş Ertürk, Türkiye’nin değişen küresel dengeler karşısında izlediği dış politika yaklaşımını değerlendirdi. Esen Ermiş Ertürk’e göre Ankara, yeni dönemde belirli bloklara eklemlenmek yerine stratejik özerkliğini güçlendiren ve kendi jeopolitik hareket alanını oluşturan bir devlet modeli ortaya koyuyor.

    “Türkiye Artık Bir Eksen Arayışında Değil, Kendi Eksenini İnşa Ediyor”

    Uluslararası sistemin çok kutuplu bir yapıya evrildiği, geleneksel ittifak ilişkilerinin yeniden tanımlandığı ve küresel güç merkezlerinin çeşitlendiği bir dönemde Türkiye’nin dış politika yaklaşımı da yeni tartışmaların odağında yer alıyor. Bu dönüşümü değerlendiren uluslararası ilişkiler uzmanı ve siyasetçi Esen Ermiş Ertürk, Türkiye’nin artık klasik eksen tartışmalarıyla açıklanamayacağını belirtiyor.

    Esen Ermiş Ertürk’e göre Ankara’nın son yıllarda izlediği dış politika, Soğuk Savaş döneminden miras kalan Doğu-Batı ayrımının ötesine geçmiş durumda. Türkiye’nin belirli bir jeopolitik merkeze eklemlenmek yerine kendi stratejik öncelikleri doğrultusunda hareket ettiğini vurgulayan Esen Ermiş Ertürk, “2026 itibarıyla Türkiye ne Batı ittifak sistemine koşulsuz şekilde bağlanıyor ne de yükselen Doğu merkezli güç bloklarının parçası olmayı tercih ediyor. Ankara, ulusal çıkarlarını merkeze alan ve farklı güç merkezleriyle aynı anda ilişki kurabilen çok boyutlu bir dış politika mimarisi geliştiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

    Stratejik özerklik kavramının günümüz uluslararası ilişkiler literatüründe giderek daha fazla önem kazandığını belirten Esen Ermiş Ertürk, devletlerin karar alma süreçlerinde dış bağımlılıklarını azaltarak hareket alanlarını genişletmeye çalıştıklarını ifade ediyor. Türkiye’nin son dönemdeki dış politika uygulamalarının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Esen Ermiş Ertürk, Ankara’nın güvenlik alanında NATO üyeliğini sürdürürken enerji, ticaret, savunma sanayii, ulaştırma koridorları ve bölgesel diplomasi alanlarında çok yönlü ortaklıklar geliştirdiğine dikkat çekiyor.

    Avrupa ile ekonomik entegrasyonunu koruyan Türkiye’nin aynı zamanda Körfez bölgesi, Afrika, Orta Asya ve Asya-Pasifik hattında etkinliğini artırmaya çalıştığını söyleyen Esen Ermiş Ertürk’e göre bu durum, dış politikanın artık sabit ittifaklardan ziyade konu bazlı iş birlikleri üzerinden şekillendiğini gösteriyor.

    Esen Ermiş Ertürk, Türkiye’nin dış politikasını anlamak için “Türkiye hangi blokta yer alıyor?” sorusundan çok, “Türkiye hangi konuda hangi aktörle iş birliği yapıyor?” sorusunun sorulması gerektiğini vurguluyor. Çünkü günümüz dünyasında devletler aynı anda farklı aktörlerle farklı alanlarda ortaklıklar kurabiliyor ve bu durum yeni uluslararası düzenin temel özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.

    Türkiye’nin temel hedefinin herhangi bir güç merkezine bağımlı hale gelmek olmadığını belirten Esen Ermiş Ertürk, Ankara’nın dış politika seçeneklerini çeşitlendirerek stratejik hareket alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Bu yaklaşımın Türkiye’ye yalnızca diplomatik esneklik kazandırmadığını, aynı zamanda bölgesel krizlerde daha etkin rol oynayabilme kapasitesi de sağladığını dile getiriyor.

    Esen Ermiş Ertürk’e göre bugün tartışılması gereken konu Türkiye’nin hangi eksende bulunduğu değil, Türkiye’nin inşa ettiği stratejik eksenin bölgesel ve küresel siyasette nasıl bir etki yaratacağıdır. Değişen uluslararası sistem içerisinde Türkiye’nin artık kendisine biçilen rolleri takip eden değil, kendi rolünü tanımlamaya çalışan aktörlerden biri haline geldiğini belirten Esen Ermiş Ertürk, yeni dönemde dış politika tartışmalarının merkezinde Türkiye’nin oluşturduğu stratejik eksenin yer alacağını ifade ediyor.

     

    Bir yanıt yazın