Jeopolitik Küratör Esen Ermiş Ertürk, küresel ticaretin yalnızca malların değil, fikirlerin, hizmetlerin ve verinin dolaşımıyla tanımlandığı yeni dönemde, Türkiye’nin dış ekonomik vizyonunu yeniden konumlandırıyor.
Esen Ermiş Ertürk’e göre Türkiye ile İngiltere arasında yürütülen Geliştirilmiş Serbest Ticaret Anlaşması (Enhanced Free Trade Agreement – E-FTA), klasik gümrük diplomasisinin çok ötesinde, ekonomik kapasite ve dijital yönetişim temelli yeni bir dönemin başlangıcı.
“Türkiye artık yalnızca ihracatçı değil, norm koyucu bir aktör”
Esen Ermiş Ertürk, süreci şöyle değerlendiriyor:“Artık ülkeler yalnızca mal satmıyor; üretim kabiliyetini, dijital becerisini ve yönetişim kalitesini ihraç ediyor.Türkiye bu anlaşmayla yalnızca üretici değil, standart belirleyen bir aktör konumuna geliyor.Ekonomik yapının yanında diplomatik dilin de değiştiğini görüyoruz.”
“Ankara–Londra hattı yeni bir ekonomik modernleşme ekseni”
Brexit sonrası yeniden yapılanma sürecine giren İngiltere için Türkiye’nin konumu stratejik bir ağırlık kazanıyor.Esen Ermiş Ertürk bu durumu şu sözlerle özetliyor:”İngiltere için bu anlaşma ticari çeşitlilik; Türkiye içinse stratejik derinlik demek.Ankara–Londra hattında gelişen bu yeni bağ, Avrupa merkezli eski ticaret kalıplarının ötesine geçiyor; çok kutuplu, modern bir ekonomik eksen kuruyor.”
“Kapasite diplomasisi: Ekonominin yeni dili”
Esen Ermiş Ertürk, ticaretin artık yalnızca ihracat hacmiyle değil, kurumsal kapasite ve dijital yönetişimle ölçüldüğünü vurguluyor:”Kapasite diplomasisi, üretimin ötesinde güven ihracıdır.Türkiye, yatırımcıya ve teknoloji ortaklarına öngörülebilir, şeffaf ve sürdürülebilir bir iklim sunuyor.Bu, klasik pazar anlayışından zihinsel bir dönüşüm anlamına geliyor.”
“Ekonomi diplomasisi artık sabır, denge ve güven inşası”
Yeni nesil anlaşmaların teknik kadar siyasi yönü de var.Esen Ermiş Ertürk, bu süreci bir kriz değil, kurumsal olgunluk testi olarak yorumluyor:“Ekonomi diplomasisi bir sabır sanatıdır. Bu anlaşmalar yalnızca tarifeleri değil, güveni de inşa eder.E-FTA tamamlandığında Türkiye sadece ticaret hacmini değil, uluslararası itibarını da büyütecektir.”
“Ticaret artık maliyet değil, kapasiteyle ölçülüyor”
Röportajın sonunda Esen Ermiş Ertürk, sürecin medeniyet ölçeğinde bir dönüşüm olduğunu vurguluyor:”Ticaretin geleceği fiziksel üretimden çok dijital ekosistemlerde şekilleniyor.Türkiye artık ucuz işgücüyle değil, yüksek beceriyle rekabet ediyor.Korumacılıktan değil, kapasiteden güç alan bu vizyon, ülkenin küresel konumunu yeniden tanımlıyor.Belki de ilk kez, ticaret diplomasisi yalnızca mal değil, bir medeniyet standardı ihraç edecek.”
Merkez Siyaset