Siyaset Bilimci ve önemli bir siyasetçi olan Esen Ermiş Ertürk, podcast yayınında uluslararası sistemdeki yapısal dönüşümü ve Türkiye’nin bu yeni güvenlik mimarisindeki konumunu değerlendirdi. Ertürk, Millî İstihbarat Akademisi’nin “Jeopolitik Rekabetin Dönüşümü, Yeni Meydan Okumalar ve Türkiye” başlıklı raporunu temel alarak güç rekabetinin yeni evresine ilişkin analizlerde bulundu.
Uluslararası sistemde güç mücadelesinin kalıcı bir karakter kazandığını belirten Ertürk, Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik düzenini yeniden şekillendirdiğini, Tayvan merkezli gerilimin büyük güçler arasında doğrudan karşılaşma riskini yükselttiğini ifade etti. Orta Doğu’daki İran-İsrail hattının ise enerji piyasaları ve bölgesel istikrar üzerinde küresel etkiler üretebileceğini vurguladı. Bu gelişmelerin aynı stratejik rekabet düzeninin farklı cepheleri olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e uzanan jeostratejik eksende merkezî bir konumda bulunduğunu belirten Ertürk, bu konumun diplomatik ve askerî kapasiteyi doğrudan stratejik avantaja dönüştürdüğünü söyledi. Türkiye’nin krizlere maruz kalan değil, bölgesel denge kurabilen bir aktör olduğunu ifade etti.
Yeni savaşların artık yalnızca cephe hattında yürütülmediğini belirten Ertürk, siber alan, uzay, enerji koridorları ve tedarik zincirlerinin rekabetin asli unsurları hâline geldiğini dile getirdi. Modern güç mücadelesinde belirleyici unsurun asker sayısı değil; endüstriyel derinlik, teknoloji üretimi ve tedarik güvenliği olduğunu vurguladı.
Ertürk, Türkiye’nin devlet kapasitesi, askerî caydırıcılığı ve millî teknoloji hamlesiyle bölgesel denklemin şekillenmesinde etkin ve belirleyici bir konumda bulunduğunu belirtti.
Merkez Siyaset